Tavuk Yetiştiricileri Birliği yetkilisine kulak verelim:
"Tavuk sektörü, ürünün geliştirilmesi, işlenmesi ve paketlenmesi bakımından örnek teşkil ediyor. Kârımızı gören diğer sektörler de bunu örnek alıyor. Biz, bir anlamda tavuk değil, yemek üretiyoruz. Her şey makineleştirildi. Bu nedenle, çiftliklerden gelen tüm civcivler, aynı ebatlarda olmalı. Bu yoğun üretim sisteminin başarılı olması ile ilgili bir şey söyleyeyim: Çok miktarda yiyecek, çok küçük bir alanda ve çok uygun fiyatlarla üretilebiliyor. Bunun nesi yanlış, söyler misiniz? Tyson’la sözleşmemiz var. Bu iş, bilim işi. İşi çözmüşler. Tavuğu 49 günde büyütebilirlerken, neden 3 ayda büyüyeni istesinler. Cepte daha çok para kalıyor. Bu tavuklar, hiç gün ışığı görmüyor. Sürekli karanlıkta duruyorlar. Ne yaptığımızı görmenizi isterdik. Ama Tyson izin vermediği için içeri girmenize izin veremiyoruz.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 81 il valiliğine gönderdiği 25 Mayıs 2004 tarih ve 8651 sayılı benzoil peroksit genelgesinde şunlar istenmiştir: "Bilindiği üzere son günlerde yazdı medyada, ekmeklerde Benzoyl Peroxide; (C14 H10 04) granüler yapıda, kendine has karekteristik kokusu olan, suda ve alkolde çözünen beyaz toz (ağartıcı özelliğe sahip) ve Potassium Bromate; (KBr03) kristal veya granüler yapıda, tatsız, kokusuz, suda çözünen, pratikte alkolde çözünmeyen beyaz toz (olgunlaştırıcı özelliğe sahip) adlı katkı maddelerinin kullanıldığı ile ilgili haberlerde artış gözlenmektedir. Gıdalarda kullanımına izin verilen katkı maddeleri ile ilgili (EC kodu: her gıda maddesi için Avrupa Birliği tarafından verilen kod numarası, katkı maddesinin adı, hangi gıda maddesinde kullanılacağı, maksimum kullanım dozu, diğer katkı maddelerinden hangileri ile birlikte kullanılabileceği, hangi katkı grubuna girdiği) hususları Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ile belirlenmiştir.
Hz. Câbir (r.a.) anlatıyor: "Mekke’nin fethedildiği sene Hz. Peygamberi (s.a.v.) Mekke’de işittim, şöyle buyuruyordu: ’Cenab-ı Allah içki, ölmüş hayvan, domuz ve putun alım-satımını yasakladı.’ Bunun üzerine: ’Ey Allah’ın Resulü, ölmüş hayvanların iç yağı hakkında ne buyurursunuz, zira onunla gemiler yağlanır, derilere sürülür, kandiller aydınlatılır’ dendi. Cevaben: ’O (nun satışı) haramdır" buyurdu ve ilâve etti: ’Allah Yahudilerin canını alsın. Allah onlara ölmüş hayvanların iç yağını haram kıldığı vakit, bu yağı erittiler, sonra satıp parasını yediler.’""’’
Dünyada en çok üzüm üretimi İtalyadadır. Çin, ABD, Fransa ve İspanya’nın ardından Türkiye gelir. TÜİK verilerine göre, Türkiye’nin 2009 yılı üretimi yaklaşık 3.923.127 tondur. Üzüm günümüzde daha çok alkollü haram içecek üretiminde kullanılıyor. Özellikle bugün kıymeti pek bilinmeyen üzüm; antioksidan,2" anti-aging,300 kan yapımı yardımcısı ve kanser gibi hastalıklara karşı koruyucudur.
Binlerce araştırmada; üzüm kabuğunda bulunan ’resveratrol’301 maddesinin kanser oluşumunu önlediği tespit edilmiştir. Ayrıca beyin hücrelerini de korumaktadır. Üzümün çekirdeğinde bulunan quersetin’502 maddesi ise, kan yapımına yardımcı olmakta, damarların sağlığını olumlu yönde desteklemektedir. Üzümün güçlü anti- oksidan özelliği, E vitamininden 50, C vitamininden ise 30 kat daha fazladır.
Görüşlerine müracaat ettiğimiz Prof. Dr. Saffet Köse225 şunları ifade etti:
"Kur’an-ı Kerimin bütün peygamberlere (Mü’minûn, 23/51), Müminlere (Bakara, 2H72) ve bütün insanlara (Bakara, 2/168) emrettiği temiz ve helâl yiyeceğin (helâl-tayyib) kapsamına, zararsız olma özelliği taşıyanlar da dâhildir.
Ayetlerde ve hadislerde geçen ’tayyib’ kelimesi güzel, temiz, helâl, saf, doğal, kaliteli anlamlarına gelir. En temel özelliği katışıksız ve saf olmasıdır ki, değerini de buradan alır. Bunun tersi ise ’habîs’tir ve hem kazanç yolu itibariyle pis yani haram, hem de sağlık açısından zararlı olanları kapsar. İlgili ayet, bunun sadece Kuranda değil, İncil ve Tevrat’ta da aynı şekilde zikredildiğini bildirir. Burada ilginç olan; Hz. Peygamberin bu tür yol-lardan, yani insan sağlığıyla oynanması ile ya da haram yollardan elde edilen kazançlarla yapılan ibadetlerin (zekât, infak, hacc hatta bazı alimlere göre bedeni ibadetler) Allah tarafından kabul edilmeyeceğini bildirmiş olmasıdır.
Rafine şeker tüketimindeki artışa, ne ten ne de can dayanabilir. 1830’larda kişi başına yıllık 2 kg şeker tüketilirken, şimdilerde daha fazla kimyasal karışım içermesine karşın tüketim ortalaması 75 kg seviyelerinde. Anti Kanser kitabı şekerin hayatımızdaki ağırlığıyla ilgili bakın ne diyor:
"Genlerimiz hâlâ avcı ve toplayıcı olduğumuz, binlerce yıl önceki gelişimlerinin izlerini taşıyor. Bedenimiz bugün de, avlama ve toplama ürünlerini yediğimiz zamankine benzer şekilde beslenmeyi bekliyor. Bu diyet; pek çok meyve ve sebzeden, arada bir hayvanların etinden ve yumurtasından oluşmaktaydı. Atalarımızın tek arıtılmış şeker kaynağı, baldı. Bugün Batıda yapılan beslenme araştırmaları; kalorimizin yüzde 56’sının, genlerimizin geliştiği sırada var olmayan üç kaynaktan geldiğini ortaya koyuyor:
• Beyaz şeker (şeker pancarı, şeker kamışı, mısır şurubu, vb.)
• Beyazlatılmış un (Beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz pirinç)
Read the rest of this entry »
Mü’min bir kimseye, ölümle burun buruna kaldığında bile, haramların yalnızca ölmeyecek kadar kısmının helâlleşmesi, İslâm’ın konuya verdiği önemi gösterir. İnsanların tükettikleri gıdalar dâhil tüm tüketim malzemeleri, o kişi veya toplumun hayat tarzını açıkça ortaya koyar. Herkes kendine yeniden şu soruları sormalıdır.
• Yiyip içtiklerimden de hesaba çekilecek miyim?
• Ben yiyip içtiklerimin hesabını verebilir miyim? Şayet veremezsem beni bek¬leyen akıbet nedir?
• Yeme, içme konusunda Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin (s.a.v.) ölçülerini biliyor muyum ve bunlara ne kadar riayet ediyorum?
Read the rest of this entry »
Bazı katkı maddelerinin bir kısmı bazı ülkelerde yasaklanmıştır.
E102: Sentetik sarı gıda renklendiricisi ’tartrazine’in kullanımı tiroid tümörü ve kromozom hasarına sebep olduğu gerekçesiyle Norveç’te yasaklanmış.
El 10: Sentetik sarı gıda renklendiricisi çocuklarda hiperaktiviteye ve zekâ (IQ) gerilemesine, böbrek tümörü, kromozom hasarı ve alerjiye neden olabildiği için Finlandiya, Norveç ve İngiltere’de yasaklanmış.
E123: Sentetik kırmızı gıda renklendiricisi amarant’ kanserojen olması nedeniyle, ABD ve Rusya’da yasaklanmış.
Read the rest of this entry »
Ananas (ve suyu), böğürtlen (ve suyu), dut, erik (kurusu ve suyu), mürdüm eriği, greyfurt (ve suyu), limon, incir (hem taze hem kuru), kayısı (ve suyu), kiraz, vişne (ve suları doğal olmak şartıyla), kızılcık, üzüm), zencefil ve yaban mersini.
Çaylar olarak kedi otu, ginseng, kuşburnu, papatya, kahve, yeşil çay hakikaten A grupları için şifa kaynağıdır.
Bu tür üretimlerde tavuklara neler yedirildiğine dikkat etmek gerekmektedir. Hiç kimse esasında ancak altı yedi ayda kesimlik boyuta gelebilen bir tavuğun nasıl olup da 45 günde kesilecek büyüklüğe ulaştığım sorgulamaz. Halk arasında hormonlu denilir ama bunun ne anlama geldiği üzerinde pek de durulmaz.
Bizim hormon diye adlandırdığımız durum, aslında genetiği ile oynanmış veya genetik açıdan modifiye edilmiş demektir. Bir canlının genetiğini yeniden düzenleyerek o cinsi değiştirmek en tehlikelisidir. Günümüzde markederde ucuz et kategorisindeki tavuklar işte bu cinsten bir üretimle bu denli yaygınlık kazandılar.